• (+994) 55 255 55 45
  • (+994) 50 234 55 60
  • Uroloji - Androloji Mərkəz

Böyrək və Sidik axarı daşı Xəstəliyi

Böyrək Daşı Nədir?

Sidik  yolu daşı xəstəliyinin tezliyi  təqribi olaraq %3-4 dir. Müalicə edilmədikdə calcium oxalate tipi böyrək daşı üçün tekrar yaranma tezliyi ilk bir  ildə %10,  5 ildə %35, 10 ildə %50 dır. Daş xəstəliyinin yaranmasında insana bağlı faktorlar ( Genetik :  %20-25 inin ailəsində də daş xəstəliyinin mövcud olması, ayrıca bəzi xəstəliklər -sistinuriya kimi-. Yaş və cinsiyyət: 20-40 yaş arasında sıx görülmesi ve kişilərdə qadınlardan 3 dəfə daha çox rast gəlinir )və xarici faktorlar ( coğrafi bölgə, iqlim, su qəbulu, ) təsir edir.

Böyrək Daşını Yaradan Səbəblər hansılardır?

Sidik yolu daş xəstəliyinin yaranmasında risk faktorları bunlardır:

  • Yetərsiz maye qəbulu (  əsasən su )
  • Qidalanma alışqanlıqları ( fast food ve  qırmızı ət )
  • Genetik xəstəliklər (Primer hiperoxaluri, sistinuriya)
  • Sidik yolları xəstəliyi ( darlıqlar , divertikullar )
  • Sidik yolu infeksiyası (  mikroorganizmaların  sidik cövhərini parçalamasıyla)
  • Metabolik xəstəliklər (Gut xəstəliyi, sistinuriya)
  • Qanda kalsiyumunu artıran hastalıklar (hiperparatiroidizm, hipertiroidizm, sarkoidoz i)
  • Geçirilmiş bağırsaq əməliyatları
  • Bəzı bağırsaq xəstəlikəri
  • Bəzı dərmanlar ( Triamteren, İndinavir )

 

Əlamətləri

Sidik yolu daşları hiçbir əlamət vermədən  bəzəndə ciddi şikayətlər meydana gətirə bilir.

 

Böyrək içində duran daşlar əsasən səssizdir. Ən çox rast gəlinən ağrıdır. Bu ağrı bəzən  çok şiddətli ola bilir.  Bir başqa

bobrek-ureter-taslari2

əlaməti sidikdə qan görülməsidir. Daşın sidik axarına  düşməsi və sidik kisəsinə doğru hərəkət etməsi ile beldən başlayan qasığa yayılan, artıp azalan tərzdə, şiddetli ağrı ( kolik ağrı ), ürək bulanma, qusma, sidikdə qanama ve tez tez sidiyə getməyə rast gəlinir.

Daş necə aşkarlanır?

Şikayətlerin  dinlənməsi, muayinə və sidik analizidən sonra, İcmal rentgen, İVP ( kontrastlı rentgenoloji müayinə ), ultrasəs müayinəsi və kompyuter tomografiyasə ( CT scan ) . Kəskin başlayan bel ağrısı şikayəti olan xəstədə kompyuter tomografiyası %100’ e  yaxın  həssaslığı vardır , çox tez və dəqiq cavab əldə edilməsi ümün ən önəmli müayinədir.

Müalicə

4 mm büyüklüğe kadar olan taşların hemen hemen yüzde  doksanına yakını idrar yolundan düşebilir. 4-6 mm arası büyüklükte olan taşların yaklaşık yarısı düşmektedir. 6 mm den büyük taşların idrar yolundan atılması genelde  mümkün olmamaktadır. Taşın boyutu, yeri ve idrar yolunda tıkanıklık oluşturup oluşturmadığı tedavi şeklini seçerken önemlidir.

  • Bol sıvı ve antienflamatuar  tedavi alarak taşın kendiliğinden düşmesini beklemek
  • ESWL (Vücut dışından şok dalgalarıyla taş kırma)
  • Endoskopik taş tedavisi (kapalı böbrek taşı ameliyatı, kapalı üreter taşı ameliyatı)
  • Açık cerrahi girişim yöntemlerinden uygun olan yapılmaktadır. ( günümüzde çok azalmıştır)

Endoskopik taş tedavisi ( Kapalı üreter ve  böbrek taşı operasyonları)

Taş hastalığının tedavisi yanısıra üreter tümörlerinin tanı ve tedavisinde de üreteroskopi yöntemi kullanılmaktadır. Tıbbi teknolojinin ilerlemesine paralel olarak üreteroskopik aletlerin kullanım alanlarında da önemli gelişmeler olmuştur. İnce çaplı ve bükülebilir (flexible) üreteroskoplar ve  bunlarla kullanılan lazer taş kırıcıları  sayesinde bir çok vakada kullanılabilme olanağı bulunmuştur.

bobrek-ureter-taslari3

Üreteroskop ile , idrar yolunun en uç kısmı olan üretranın dış ağzından (idrar çıktığı  delik) içeri ilerletilerek böbreklerden gelen idrarı mesane bağlayan “üreter” adı verilen ince kanallara ulaşılır. Bu  şekilde   üreter içerisindeki taşlar, damar anormallikleri, taşlar, tümörler, darlıklar ışıklı optik sistem sayesinde kesin  olarak gözlemlenebilir. Tanı koymanın yanında gerek taş tedavisi gerekse üreter tümörlerinin kesilerek alınması, biyopsisi, koterizasyonu yapılabilmektedir.  Üreteroskopi, üreter kanserlerinin tanı ve tedavisinde de kullanılan en önemli yöntemler arasında yer alıyor. Böylece eskiden açık bir ameliyatı gerektiren bir operasyon modern teknoloji yardımı ile daha kısa sürede, açık ameliyatlardaki gibi bir kesi izi olmadan, ve hastanede daha kısa yatış süresi ile tedavi sonuçlandırılabilmektedir. Ameliyat olan hastalarımız çok daha  çabuk normal yaşamlarına  dönebilmektedirler.( videolar bölümünde gerçek operasyon görüntülerini izliyebilirsiniz)

Perkütan Nefrolitotomi (Kapalı Böbrek Taşı Ameliyatı)

Bu yöntemde anestezi altında  vücut dışından (yan taraftan ) böbreğe küçük bir delik (  yaklaşık 1 cm  çapında) açılarak girilir ve büyük taşlar bu delikten yerleştirilen özel cihazlar kullanılarak önce kırılır daha sonrada vücut dışına alınır. Ses dalgasında olduğu gibi kırılan taşların hastanın ağrılı bir şekilde   düşürmesi beklenmez. Taşların  tamamı ameliyat esnasında vucut dışına alınır.

Bu ameliyat yönteminin  hastaya  sağladığı  avantajları sayacak olursak  çok büyük taşların  bile tedavisinin kolaylıkla sağlanmasının dışında vücutta kesi olmaması, ameliyat sonrasında ağrı olmadığından dolayı  hastaların günlerce yatağa bağlı kalmaması, açık ameliyatlara göre iyileşme  döneminin çok kısa olması sayılabilir. Hastalarımız  8 saat sonra yemek yiyebilir. 12 saat sonra ayağa kalabilir rahatlıkla serviste  gezebilirler. Estetik kaygısı taşıyan hastalarımız içinde  (genç bayanlar , çocuklar) yanda 20 cmlik bir kesi olmayacağı için özellikle tercih sebebi olmaktadır. 2 ay  sonra dikkatli bir göz tarafından bile ameliyat izi zor fark edilir.  Tecrübeli ellerde komplikasyon oranı düşüktür.bobrek-ureter-taslari4

Ortadaki şekilde  böbreğe  geçici yerleştirilen  tüp görülmekte  son  şekilde ise  böbreğin içinde   görüntülü  olarak  gezilmesine  olanak sağlayan  alet( nefroskop)  izlenmekte. ( ameliyat görüntüleri bölümünde  gerçek operasyon  görüntüleri de  mevcuttur.)  

Tedavi Sonrası

Tekrarlayan böbrek taşı olanlarda bazı tavsiyelere dikkat edilerek ve bu hastaların bir kısmında ilaç tedavisi ile taş oluşumu önlenebilir ya da tekrar oluşması geciktirilebilir. Amacımız  taş  oluşmadan basit  önlemlerle  taşın oluşmasını  engellemek  yada  geciktirmek olmalıdır.

En önemli kurallar

- Amacımız   idrarda oxalat  ve kalsiyumun miktarının  azaltılmasıdır. Çünkü bu iki madde ile oluşan taşlar  tek başlarına tüm taşların  % 70 inden fazlasından  sorumludur. Sitrat ta  tam tersine  idrarda  ne kadar fazlaysa   o kadar taş oluşumunu azaltan bir maddedir. Bu yüzden hastalarımıza   oxalattan fakir, sitrattan zengin  diyet   önermekteyiz.

- Taş hastalarına  önerilerimiz   hayvansal gıdaların  kısıtlanması ama kesinlikle tamamen   kesilmemesi ( günlük 150 gr kadar) ,  kalsiyumdan zengin yumurta, süt, yoğurt gibi  besinlerin mutlaka  tüketilmesi ama dengeli tüketilmesi

-Sofra tuzunun mümkün olduğunca azaltılması ( Ca atılımını azaltmak için )

-Greyfurt , çilek , çay , kahve , kola , çikolata, kabuklu kuruyemişler, kepek ekmeği vb azaltılması (oxalattan  zengin besinler)

-Aşırı proteinden zengin beslenilmemeli

- Bunların  en önemlisi  günde 2 litre idrar çıkaracak şekilde kaliteli su içilmesidir.

 

 

Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirme ve Koruyucu Tedavi

İdrar yolundaki taş ya da taşların tedavisinden 3-4 hafta sonra metabolik değerlendirme önerilir. İdrar yolunda infeksiyon varsa tedavi edilerek idrar yollarında infeksiyon mutlaka tedavi edilmelidir. İdrar yolları enfeksiyonu ya da idrar yollarında kanama varlığında metabolik değerlendirme yapılmamalıdır.

Bu değerlendirmede:

Kırılan, kendiğinden düşen yada ameliyatla elde edilen taşın analizi
24 saatlik idrar toplanır (Laboratuardan verilecek özel toplama kabında bu idrar toplanmalıdır)24 saatlik idrarda değerlendirilecek parametreler:

  • Kalsiyum
  • Sitrat
  • Oksalat
  • Sistin
  • Kreatinin
  • Magnezyum, Fosfat
  • Sodyum, Potasyum, Klorür
  • Ürik asit

Üroloji operatörünün kontrolü altında  güvenilir bir merkezde   kanda kalsiyum, fosfat, ürik asit ve gerekli durumlarda paratiroid hormon düzeyleri değerlendirilir. Elde edilen tüm parametreler incelendikten sonra metabolik sapmalar konusunda yorum yapılarak hemen diyet veya koruyucu ilaç tedavisine başlanabilir.

Amaç tekrar taş oluşum ihtamalini en aza indirmek olmalıdır. Birinci önceliğimiz  taş oluştuktan sonra taşın taş kırma ya da cerahi ile tedavisi değil, taşın oluşmasının önlenmesidir. Bu nedenle taş oluşum mekanizmasının altında yatan esas metabolik nedenin ortaya çıkartılması ve tadavi yollarının bulunması gereklidir.

 

Fransa təhsilli Uroloq Androloq Dr. Araz Bayramov tel. 055 255 55 45